Business english deyimler

To whom it may concern : Kime yazilacagi bilinmeyen resmi mektup ve maillerde bu şekilde yazabilirsiniz.
Please find attached: Ekte bilgilerinize sunulmustur
For your information (FYI): Bilgilerinize demek, birşey yazıp sonuna FYI şeklinde en alta yada forward ettiğiniz maillerde yazabilirsiniz.
As soon as possible (ASAP): Mümkün olan en kısa sürede
CV – Resume : Resume kısa olan 1 sayfalık, CV uzun olan özgeçmişler
CC’ing someboy in an email: Birisini maile eklemek
Collaborate: Bir mesele’de işbirliği yapmak, cooperation ile karıştırmayın.
9 to 5: Bu office çalışanların deyimidir, 9 5 çalışıyorum dediniz zaman ofiste calıstıgınız ofis işi olduğunu belirtirsin.
Set Deadline – Meet deadine: Set dealine diyince bir şeyin tamamlanması gereken en son saat veya tarih koyulması, meet dealine diyince o süreye uymak.
To give the green light: Birine bir şey yapmasına izin vermek
Behind the schedule – ahead of schedule: Belirlenen,beklenen zamandan daha geç kalmak veya daha önde olmak manasındaki deyimler
Elevator pitch: Bir ürün, hizmet veya proje için bir fikri özetleyen kısa bir konuşmayı tanımlamak için kullanılan argo bir terimdir.
Catching up : Birşeyleri yakalamak, mesela tatilden gelmşssiniz mailler iş birikmiş ve siz bu durumu yakalamaya calısıyorsunuz gibi.
Staying on budged – Go over budget : Bütçeye uymak yada uymamak
Sign off on(something ): Birşeyi resmi olarak onaylamak
Kick off: Başlamak
To look at the big picture: Büyük resme bakmak
By the book: Kurallarına göre oynama
To call it a day: O günlük mesaiyi bitirmek ve eve gitmek, bugünlük yeter gibisinden
To corner the market: Piyasaya köşeye sıkıştırmak, marketi eline almak
Think outside the box: Farklı, alışılmadık şekilde veya yeni bir perspektiften düşünmek anlamına gelen bir metafor.
Touch base: Temasa geçmek demektir, lets touch base next week gibi.
To play hardball: Sert oynamak, agresif oynamak
Downsizing: Küçülmeye gitmek
To be on the same page: Aynı şeyden bahsetmek, aynı şeyi konuşmak
To drop the ball: İşi bırakmak, projeyi bırakmak gibi
My hands are tied: Elinden birşey gelmemek
Outsourcing: Dış kaynak kullanımı, şirket dışından birşey için bir iş yaptırmak gibi.
Mission statement: Vizyonun amacın hedefin nedir manasına gelir:
From the ground up : En başından,baştan başlayarak
From strach : Mesela yeni bir proje yapacaksınız ama hiç birşey kullanmadan tamamen en baştan başlayarak yapacaksınız bu deyimi kullanabilirsiniz, Sıfırdan.

(Visited 168 times, 1 visits today)

Leave A Comment